Wednesday, January 07, 2015

Hiçbir yerde güvende olamamak

23 yaşına kadar sorgulamadan yetiştiğim kültürün tanıdığı Tanrı'ya inanıyordum. 2006 yılında okuduğum ülkede gerçekleşen muazzam derecede korkunç bir olay (https://en.wikipedia.org/wiki/Amish_school_shooting)  sonrası Teodezik bir sarmala yakalanıp, - Tanrı'nın varlığında kötülüğü nedenselleştirme sorunsalı (https://en.wikipedia.org/wiki/Theodicy)- tektanrılı, çok tanrılı, tanrısız dinleri araştırma gereği hissettim.

Üzerine yazılar yazdığım Battlestar Galactica dizisinin gerçekçi kurgusundan etkilenerek şu soruyu sordum: tanrı'nın tek olduğunu kim söylüyor? Bu soruya beni tatmin eden tek cevap olarak: "tek tanrı olduğunu iddiaa eden tanrının kendisi" cevabını bulabildiğim için tanrı ya da tanrıları kişisel metafizik açıklamalarımın dışına çıkardım.

O yıllarda pek bir ün kazanan "Yeni Ateizm" dalgasına bir ara kapılarak dinleri insan tarihinde kötücül bir araç olarak görsem de, son yıllarda özellikle Kirkegaard ve Nietzsche arasındaki bağ ile ilgili yazılar okuduktan sonra, dinlerin benim sorduğum sorulara verilen başka bir yanıt olduğu kanısına vardım.

Ait olduğum kültürün egemen dini İslam'dan çıkmadan önce elbet de bir sorgulama dönemim oldu. Bu dönemde beni en çok rahatlatan şey ne gariptir ki Kuran-ı Kerim'in en önemli surelerinden biri oldu. Bakara Suresi'nin 6 ayetinden itibaren şöyle deniyordu:

6 - Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.
7 - Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözleri üzerinde de bir perde vardır. Onlar için büyük bir azap vardır.
8 - İnsanlardan, inanmadıkları halde, "Allah'a ve ahiret gününe inandık" diyenler de vardır.
9 - Bunlar Allah'ı ve mü'minleri aldatmaya çalışırlar. Oysa sadece kendilerini aldatırlar da farkında değillerdir.

Gerçekten inanmıyorken inanıyor gibi yapmak, kalbi ve kulakları Allah tarafından mühürlenmiş biri olarak Allah'a inanmamaktan daha kötüydü kitapta yazanlara göre.

Kalpleri ve kulakları Allah tarafından mühürlenmiş 12 mizahçıyı katleden bu insanlığın kara lekelerini düşünür, Paris'in orta yerinde sevdiklerinin yüreklerine ateş olarak düşen bu mizahçılara üzülürken aklıma bu ayetler geldi.

Başları sağolsun ve ne yazık ki korkarak söylüyorum ama sonumuz benzemesin.

No comments: